KUR’AN-I KERİM IŞIĞINDA HZ. NUH TUFAN ve CUDİ

26/8/2008 ·





KUR’AN-I KERİM

IŞIĞINDA HZ. NUH (A.S.)

TUFAN ve CUDİ

(CİZRE)

 

 

I:HZ. NUH (A.S.):

    1: Hz. İdris (a.s.) semaya çekildikten sonra Ademoğulları istikametten  ayrılmışlar ve putlara tapar olmuşlardı. Bu nedenle bu kavme yüce Allah (cc) NUH (a.s.)' i göndermiştir. (KAYNAK:ALTIPARMAK  PEYGAMBERLER TARIHI S:14)  (ARŞİV;Merhum Hacı Süleyman DEĞER) 

   a) Zaman itibari ile ilk Ulul azim ise NUH (a.s.) tur Dünyada ilk peygamber Adem (a.s.) sonra

       Şit (a.s.) dir Ondan sonra İdris (a.s.) ve sonraki peygamberde Nuh (a.s.)tur

   b) Nuh (a.s.) Babil’de doğmuştur(Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.5)

2: Tufan olayı ile semavi kitaplarda ve çeşitli uygarlıkların kültürlerinde bahsedilen ULUL AZAM 

peygamberlerden biridir. Asıl adı Abdulgaffar olan Nuh Peygamber’in babası Lemek, annesi

Kinuşi' dır. İnsanlığın ikinci babası (Ebul Beşer)  olduğundan yenı baba anlamında “NOVA” çok ağlayarak Allah (cc)' a yakarışta bulunduğundan Arapça da NUH (A.S.) adıyla anılır. Lakabı ise Yeşkur' (şükredici) dur. Mezopotamya yazıtlarında adı Ziusudra  ve Utnapiştim olarak geçer.

(Araştırmacı Yazar Abdullah YAŞİN Cizre kitabı 1983) 

3: Nuh (a.s.) yıllarca kavmini tevhid dinine davet etmişse de ancak oğlu SAM, HAM ve YAFES ve eşleri ile pek azda kimseler iman etmişlerdi.

    (KAYNAK:ALTIPARMAK  PEYGAMBERLER TARIHI S:15)  (ARŞİV;Merhum Hacı Süleyman DEĞER) 

4: Yam (Ken'an) ve annesi Vahile (Va ile  veya Valia) Nuh (a.s.)'a iman etmediler ve tufanda boğulup gittiler. (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.6),

5: Mezopotamya ve Arap yarım adasında yaşadığına inanılan Nuh (a.s.) peygamberin kavmi putperest iken Allah (cc) 40 yaşlarında (kimi rivayetlere göre 100) Nuh (a.s.)'ye peygamberlik ile  müjdelenmiştir.

6: Kur'an-ı Kerim olayı şöyle anlatır:

    * Hz. Nuh, Kuran'ın pek çok ayetinde kendisinden övgüyle bahsedilmiş bir Peygamberdir:

        Nuh Alehisselam Kur’an-ı Kerim’de;

 

    *Al-i İmran,Nisa,En’am,Araf,Tevbe,Yunus,Hud,İbrahim,İsra,Enbiya,Hacc.Mü’min,Furkan,Şuara,Ankebut,Saffat,Sad,Şura,Kaf,Zariyat,Necm,Kamer,Hadid,Hakka ve Nuh Sureleri’nde zikir olunmuştur.Büyük Peygamberler’ (Ulul Azim) den biridir.

    (KAYNAK:ALTIPARMAK  PEYGAMBERLER TARIHI S:17)  (ARŞİV;Merhum Hacı Süleyman DEĞER) 

 * Şüphesiz, Biz Nuh'u; "Kavmini, onlara acı bir azap gelmeden evvel uyar" diye kendi kavmine (Peygamber olarak) gönderdik. (Nuh Suresi, 1)

 *** Nuh Suresinin Son ayetinde;”Rabbim! Beni,Anamı,Babamı,Mümin olarak evime girenleri,erkek müminleri,kadın müminleri,yarlığa(imana),yalnız zalimleri(kafirleri)yok et.(Nuh Suresi 28)

(Ey) Nuh ile birlikte taşıdıklarımızın çocukları! Şüphesiz o, şükreden bir kuldu. (İsra Suresi, 3)

 



Andolsun, Nuh bize (dua edip) seslenmişti de, ne güzel icabet etmiştik. Onu ve ailesini, o büyük üzüntüden kurtarmıştık. Ve onun soyunu, (dünyada) onları da baki kıldık. Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık. Alemler içinde selam olsun Nuh'a.
(Saffat Suresi, 75-79)

 

Gerçek şu ki, Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; (Al-i İmran Suresi, 33)

   

*Nuh Peygamber ve Tufan ile ilgili 26 Ayet tespit edilmiştir.Tefsirleri de çıkartılarak fiziksel verilerle birlikte bu ayetlerin uygunluğu mukayese edilmektedir.(TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 Yard.Doç.Dr.SALİH BAYRAKTUTAN s:32)

 

  
    *Hz.Nuh (a.s) bütün peygamberler gibi kavmi beş şeye davet ediyordu.Kur’anı Kerim bunları şöyle ifade eder;”iyiliği emrederler,kötülüğü yasaklarlar,insanlar için güzel şeyleri helal,pis şeyleride  haram ederler.İnsanların omuzlarındaki yüklerini ve boyularındaki zincirlerini indirirler
.(A’RAF 7/175)ESKİ CİZRE MÜFTÜSÜ –TDB.DİN İŞLERİ KURULU ÜYESİ-PROF.DR.MUSA KAZIM YILMAZ)

 

   a) “Milletine can yakıcı bir azap gelmezden önce onları uyar ”Diye Nuh'u  kavmine gönderdik

        ( Nuh  1)

   b) Oda şöyle dedi: ^^ey kavmim ! Şüphesiz ben size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım^^ (Nuh 2)

7: Hz. Nuh (a.s.) gece gündüz demeden 950 yıl kavmi arasında kalarak onları tevhid dinine davet etmiş. Onlar her seferinde ondan kaçar ve kulaklarını tıkarlardı

8: Kur'an -ı Kerim’de şöyle anlatılır ''Allah (cc) 'a kulluk edin ; Ondan sakının ve bana itaat edin ki Allah (cc) günahlarınızı size bağışlasın ve sızı belli bir sureye kadar ertelesin, Doğrusu Allah (cc) 'ın belirttiği sure gelince, geri bırakılamaz, keşke bilseniz'' (Nuh 3-4)

  a) Nuh Dedi ki: '' Rabbim ! Doğrusu ben, milletimi gece gündüz çağırdım. (Nuh 5)

  b) ''Fakat benim çağırmam, sadece benden uzaklıklarını artırdı. '' (Nuh 6)

  c) ''Doğrusu ben senin onları bağışlaman için kendilerini her çağırışında parmaklarını

      kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, direndiler, büyüklendikçe büyüklendiler. (Nuh 7)

d) ''Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım. '' (Nuh 8) 

e) ''Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim. (Nuh 9)

f) ''Dedik ki (bu çağrılara karşılık) '' Rabbinizden bağışlanma dileyin, doğrusu o çok bağışlayandır.'' (Nuh 10)

9: Nuh (a.s.) kavmi o kadar azgınlıklarında ileri gittiler ki, ona deli adını taktılar:

   a) ''Bu putperestlerden önce Nuh (a.s.) kavmi de yalanlamış kulumuzu yalanlayarak; delidir demişler yolunu kesmişlerdi.'' (Kamer 9)

  b) '' Kafirler : insanlara '' Sakın tanrılarınızı bırakmayın VED, SUVA, YERUS, YEUK, NESR putlarından asla vazgeçmeyin ''dediler (Nuh 23)

10: Nuh (a.s.) her seferinde insancıl yaklaşarak onlara öğütlerde bulunuyor, onlar ise böbürlenerek Allah (cc) 'a inanmıyorlardı. Hatta onlardan bir ücret istemediğini belirttiği halde onlar Nuh (a.s.) den yüz çeviriyorlardı.

11: ''Kur'an-ı Kerim' ın beyanları şöyle:

   a) ''And olsun ki Nuh'u kavmine gönderdik ( o) “Ey Milletim ! Allah'a kulluk edin. Ondan başka ilahınız  yoktur ; doğrusu sızın için büyük günün azabından korkuyorum” dedi. (Ali İmran 59) 

   b) '' Ey milletim ! eğer durumum, Allah' ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa ki ben Allah' a güvenmişimdir siz ve koştuğunuz ortaklar el birliği edin; yapacağınız is sonra size bir tasa vermesin. Sonra onu bana uygulayın ve beni ertelemeyin demişti.'' (Yunus 71)

   c) Eğer yüz çevirirseniz bilin ki, ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim Allah’a aittir. Müslimlerden olmakla emrolundum. (yunus 72)

   d) ‘’Ey rabbim! Kullarının bana yaptıklarını görüyorsun. Eğer senin bunlara ihtiyacın varsa doğru yola  ilet. Şayet onlara ihtiyacın yoksa onlar hakkında hükmünü vermen için bana fırsat ver ‘’Diye dua etti Allah (cc) vahiy ederek ‘’ senin milletinden inananlar dışında, başkası inanmayacaktır. Onların yapa geldiklerine üzülme dedi (hud 36)

  e) Rabbim bana yardım et; çünkü onlar beni yalanladı (mu’mın suresı)

  f) ‘’ Rabbim, benim kavmim beni yalanladı; artık hakkımızda kesin hükmünü ver, beni ve benimle beraber bulunan müminleri kurar (şuara suresı)

12  HZ. NUH (A.S.) Kavminden tamamıyla ümidini kesince şöyle duada bulundu.

      ‘’ EY RABBIM! YER YUZUNDE KAFIRLERDEN HICBIR KIMSE BIRAKMA ‘’ dedi (Nuh 26) 

a ‘’ Rabbim ! beni, anamı, babamı, evime inanmış olarak gireni, inanan erkek ve kadınları

bağışla; zalimlerinde yalnız helakını artır’’ (NUH 28)

b) Nuh (a.s.) kavmini Allah’a şikayet ederek onlara karşı yardım istedi.

   ‘’Ey rabbim ! ben mağlubum, bana yardım et. ‘’ (kamer 10)

    Yüce Allah (cc) bu yakarışlarına cevap vererek : ‘’ And olsun ki, Nuh bize seslenmişti de duasını ne güzel icap ettik’’ (saffat 75)

    ‘’ O nu ve ailesini büyük sıkıntılardan kurtarmıştık.’’ (saffat 76)

13 Kafirler hala Nuh (a.s.) gücünün olmadığı ve Rabbinin onu savunmayacağı düşüncesinde olduklarından söyle dediler: ‘’Ey Nuh (a.s.) bizimle cidden tartıştın, doğru sözlülerden ise tehdit ettiğin azabı basımıza getir.’’ Dediler (hud 32)

‘’Çevresinden hidayeti seçenlerin sayıları fazla olmadı…’’ Duasının kabul edildiğini ve inanmayanların tamamının bir tufanla yok edileceği Cebrail (a.s.)’den öğrenen Nuh (a.s.) ‘a söyle vahye dildi: ‘’Ey Nuh, gözetimimizin altında ve sana bildirdiğimiz gibi gemi yap. Haksızlık yapanlar için bana baş vurma, çünkü onlar suda boğulacaklardır’’ (hud 37)  
  
 

‘’ Bizimle alay ediyorsunuz ama, alay ettiğiniz gibi bizde sizinle alay edeceğiz; rezil edecek olan azabın kime geleceğini ve kime sürekli azabın ineceğini göreceksiniz’’ (hud 38-39) diye cevap veriyordu.

14 ) ‘’Onu tahtadan yapılmış çivi ile çakılmış bir gemiye bindirdik. İnkar edilmiş Nuh’a mükafat olarak verdiğimiz gemi, nezaretimiz altında yüzüyordu’’ (kamer 13 14 )

-Bu ayetlerle Kur’an-ı Kerim gemiyi anlatmaktadır.

 

a) Tufanın parolası Nuh (a.s.)  peygamberin evinde ki ekmek  tandırından suyun fışkırması idi. (Abdullah YAŞİN Cizre kitabı)

 

b) Mücahid ve  Şa’bi (Tennur) küfe’de idi. Nuh (a.s.) peygamber gemiyi küfe camisinin içinde inşa ediyordu. Tennur da mescidin sağ tarafında ve simdi (KİNDE) kapısı adı ile meşhur yerde idi.Nuh (a.s.)’un karısı ve bir rivayete göre gelini, bu tandırın içinde ekmek pişirdiği bir sırada sular ilk önce ateşlerin içinde ve buradan fışkırmış ve kadın gelip Nuh (a.s.) ‘a haber vermiştir. (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.11)

 


c) Mukatıl ise Tennur, Suriye’de ‘’Ayn’verde'’ (Cizre ahalisinin Suriye topraklarının Dicle nehri ile kesiştiği yerle iç içe olan halkın Ayn diver dediği yer olarak bilinmektedir

 

d) Resul ayn denilen yerde idi. Kimi rivayetlere göre şuan Irak toplarında bulunan Küfe Mescidinin yanında olduğu söylenmektedir.Başka bir rivayete görede Tennur Hind taraflarındaydı.

* El Hasen’den Rivayete göre bu Tennur(Eski Fırın) taştan yapılmış olup,Havva Annemize aitti.Sonradan Nuh’a (a.s.) miras kalmıştır.(TDV İslami Kaynaklara göre Peygamberler)

e) Mezopotamya’nın (Dicle ve Fırat arasında bulunan bölge) yukarı tarafı ve Cudi dağı çevresinde olduğuda rivayet  edilmektedir (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.12)

 

* Beyza Vi’de Cudi’nin El Cezire’ye yakın  Musul dahilinde bir dağ olduğunu CELALLEYNİN ŞEHRİ olan SÜLEYMAN CEMELDE Cudi’nin Cezire’de bir dağ ve Cezire’ninde Irakta bir Kasaba olduğunu ve İbnülCezerinin buraya nisbet edildiğini tercüme etmiştir.

 

*Bursalı İsmail Hakkı,Fahrettin Razi,Hatib-i Şirbin-i de Kendi tefsirlerinde medarikte ve birçok tefsirlerde de Cudi’nin Cezire’de Olduğu beyan edilmiştir.

*Halepli Semin ise kendi tefsirinde  Cudi’nin Muayyen bir dağ adı olmayıp AleItlak(silsile-sıralı) dağ manasında olduğunu söylemiştir.

*Geminin enkazı senelerce Cudi’de kalmış,hatta Sadri İslam’da da mevcut olduğuna dair zayıf bir Hadis’te vardır.

*Cizre Suriye ile Irak arasında olduğu için hem Irak’tan,hem Suriye’den ve hemde Türkiye’de olduğu(Osmanlı İmparatorluğu-Arap Yarım Adası)söylenmektedir. (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.18) 

 

 

 

* ÖNEMLİ NOT: Her yıl sahte deliller ortaya koyarak bu süreci mümkün olduğu kadar uzun tutmaya çalışmaktadırlar.Ayrıca Bu olayı kasıtlı olarak Ağrı Dağı’na  bağlamak ve bölgenin En eski Topluluğunun Ermeniler olduğu Hususunu Ortaya atmak gibi art niyetli faaliyetlerde özlenmiştir. .(TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 Yard.Doç.Dr.SALİH BAYRAKTUTAN s:29)

 

*Geminin Amerika ’lıların iddaa ettiği gibi Ağrı’da olmadığını Kur’an-ı Kerim’de yazıldığı gibi “Cudi” diye geçen mahalde bulunduğunu bildirdi.(DİYANET İŞLERİ ESKİ BAŞKANI VE BUGÜNKİ TBMM’DE İSTANBUL MİLLETVEKİLİ TAYYAR ALTIKULAÇ)  
  
 

RESUL-İ ZİŞAN EFENDİMİZ;HZ.MUHAMMED MUSTAFA (S.A.V.)’nın HZ.NUH ALEYHİSSELAM İLE İLGİLİ MÜBAREK SÖZLERİNDEN;

 

(Mescidi Nebevi –Medine’i Münevvere)

*Ebu Sa’id El Hudri’den naklen ALLAH(c.c.)’ın Resulü Şöyle buyurmuştur:

            Kıyamet Gününde Nuh(a.s.) getirilir ve ona;

           -Tebliğ ettin mi? Denildiğinde; O da

           -Evet YARABBİ diye cevap verecek.Sonra Ümmetine;Size Tebliğ etimmi?diye sual edilecek.Fakat onlar;

           -Bize hiç nezir(tebliğ) edici gelmedi diyecekler.

           -Bunun üzerine Yüce ALLAH(C.C.);

           -Nuh Alehisellama şahidlerin kim?diye sual edildiğinde. O da;

 

                -Hz.Muhammed Aleyhisselam ve ümmeti diye diyecek,sonra size müracaat edilecek,sizde şahitlik yapacaksınız.(BUHARİ MÜSLÜM)

 

                            (KAYNAK:ALTIPARMAK  PEYGAMBERLER TARIHI S:17)  (ARŞİV;Merhum Hacı Süleyman DEĞER)       

II. NUH’un (a.s.) SEFİNESİ (Gemisi)

 


     1-Nuh Allah(c.c.)’ın buyruğu ile ve Cebrail(a.s.)’in Tarifi ve Nezareti altında gemiyi yaptı. Keserle,marangozluk aletleri ile yapmıştır.

      

a) Gemi kuş yuvası şeklinde idi.

       b)Gemi bu gün ki vapurlara çok benzerdi.Nuh,evvela ağaç ekmiş,kesmiş,çivi yapmış,demir eritmiş,zift hazırlamış malzeme toplamıştır.Gemiyi tahta,çivi,ip,zift gibi şeylerden yapmıştır. (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.8)

       c) Tevrat’ın zabtına göre Gemi; saç ağacından yapılmıştır.İçi dışı zift ile sıvanmıştır.

       d) Geminin  uzunluğu 80,Genişliği 50,Derinliği de 30 kulaç (takriben 1 Kulaç =90 -100 cm dir.) (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.8)

 

      e) Geminin boyutu;165 x50x13 metre ölçüsündedir.Bu Kutsal Kitaplarda verilen boyutlara son derece uygundur. (TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 Yard.Doç.Dr.SALİH BAYRAKTUTAN s:28)

       f) Geminin uzunluğu 300 arşın,Genişliği 50 arşın ve Yüksekliği 30 arşın olacaktır.Gemiye ışıklık yapacaksın;Ve geminin kapısının yan tarafına koyacaksın,alt,ikinci ve üçüncü katlı olarak yapacaksın.(TEVRAT S:6 15 -16) 

 

  
 
g) Abdullah Bin Abbas; Geminin uzunluğunun 300 kulaç,üç katı bulunduğu alt katta yabani ve yırtıcı hayvanlar,orta katta ehli(evcil)hayvanlar ve kuşlar ve en üst katta Nuh (a.s.) ve kendisi ile Gemiye  binenlerin bulunduğunu ayrıca Nuh’un altı aylı zahire (yiyecek ve içecek) ve ihtiyaç duyulan malzemeleri beraber gemiye almış olduğunu söylemiştir. . (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.8)

 

      h) Kur-an ’ı Kerim Nuh’un Gemisinin ölçülerini vermez,ama gözetimimiz altında verdiğimiz plan çerçevesinde yapıldığını belirtir.

 

 

          *”Onu tahta dan yapılmış,çivi ile çakılmış bir gemiye bindirdik.İnkar edilen Nuh’a mükafat olarak verdiğimiz Gemi,nezaretimiz altında yüzüyordu.” (kamer:13-14)

 

        *”And olsun ki Biz Gemiyi  bir ibret olarak bıraktık,Öğüt alan yokmu dur?” (kamer:15) 

   2- Gemi tamamlandı ve kimler inanarak gemiye bindirildi?

 

                                                                  a) “Nihayet emrimiz gelipte fırın kaynadığı zaman……’’ (hud 11)

 

      b) “Her cinsten birer çifti ve aleyhine hüküm verilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu ve inananları gemiye bindir,”dedik.Pek az kimse onunla beraber binmişti.”(HUD:40)

          * Hud Suresi’nde Nuh(a.s.) iman edenlerin az oldukları bildirilmektedir.

           * Hz. Adem(a.s.) inde Cenazesinin gemiye alındığı tefsirlerde yazılıdır.

           * Katade,Cureyc,Kaab El Karazi oğlu Muhammed Gemi’de yalnız Nuh ve eşi vede üç

Oğlu olan SAM,HAM,YAFES ve bu üç oğlunun üç eşi Cem’an ( toplam) sekiz kişi  

bulunduğunu söylemişler.Ve geri kalan bütün insanların Tufanda boğulup gittiklerini

söylemişlerdir. (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.9)

    * A’meş ise,Gemi’de Nuh ve Nuh’un SAM,HAM ve YAFES adındaki üç oğlu ve hanımları, Cem’an ( toplam) Yedi kişi olduğu ve ayrıca Nuh’un Hanımının olmadığını belirterek,zira bu üç oğlunun Anneleri ölmüştü ve diğer hanımı ise kafirlerden olup, Tufanda boğulmuştur. (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.9)

 

* Nuh’un dört oğlu vardı.Sam,Ham,Yafes ve Yam (Ken’an).Nuh’un iki Hanımı vardı.HAM,SAM,YAFES üç oğlunun annesi Nuh’a İman etmişlerdi.Diğer Oğlu Yam(Ken’an) ve Annesi Vahile(va ile) Nuh’a İman etmeyerek Tufanda boğulanlardan olmuşlardır. (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.6)

 

*Gudi İmparatorluğuna ait yazıtlarda da 11 Kişi oldukları belirtilmektedir. (Araştırmacı Yazar Abdullah YAŞİN Cizre kitabı 1983)  

 

  * Oğlu Ken'an'ıda gemiye almak istedi, ama o "Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi, gemiye binmedi ve hemen bir dalga onu alıp boğdu.

  * Allah Teala da Nuh (a.s) bu oğlu hakkında af dilemesine karşılık: Kur'an-i Kerim ve açıklamalı Türkçe meali, Kral Fahd Matbaası, Medine-Münevvere, 1992 - Bediüzzaman Said Nursi, Sözler,, Sözler yayınevi, İstanbul, 1993-- Medineli H.H.M. Osman Akfirat, İlahi emirler, İstanbul, tarihsiz

    *Hz.Aişe (r.a)  validemizin rivayetine göre,Hz.Peygamber(s.a.v.) kendisine şöyle buyurmuşlardır;”Yüce Allah (c.c.) Nuh Kavminin (imansızlarından)her hangi birini esirgemiş olsaydı,küçük çocuğun Anasına acımış olurdu. (HADİS İ ŞERİF)

    *İshakoğlu Muhammed;Gemide Nuh(a.s.),Hanımı,üç oğlu,üç gelini ve Nuh(a.s.) inanan altı kişi ile eşleri Cem’an ( toplam) Yirmi kişi olduğunu söylemiştir. (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.9)

    *Mukatilde;Gemide erkek ve kadın yetmiş iki kişi olduğunu idda etmiştir. (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.10) 

    *Abdullah İbni Abbas;kırkı erkek,Kırkı Kadın toplam Seksen kişi olduğunu rivayet etmiştir.   (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.10)

    * ”Biz Nuh’u Gemide kendisi ile beraber inananları kurtardık ve onları yerde Halife yaptık.” Buyurulmaktadır. (Kur’an-ı Kerim; Yunus Suresi’nde)

 



 * Bu ayeti kerime’ye göre nasıl ki; Hz.Adem(a.s.) Babamız yeryüzünde halife kılındı ise Nuh(a.s.) ve ailesi de Yeryüzünde İkinci defa Hz.Adem(a.s.) gibi Halife olmuştur.
(Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.10)

   * Bazı Müfessirlere (Tefsir alimlerine) göre İnsanlık Tufan’dan sonra Nuh(a.s.) ve ailesi ve kendisine iman eden bir avuç insan dan türemiştir.Lakin Müfesirlerin çoğu;Kur’an-ı Kerim’in ”Nuh’u ve Zürriyetini yerde bıraktık,diğerlerini helak ettik.”açıklamasındaki ayeti kerimeye istinaden Tufan’dan sonra sadece;Nuh’un üç oğlu olan HAM, SAM ve YAFES ’ten türediğini kabul etmişlerdir. (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.10) 

 



    3.Tufanın Başlaması

 

 

  *Tufan yaz günü bölgenin en sıcak olduğu Temmuz ayında başladı.Yerin her yerinden sular fışkırıyordu.Gökten sular boşalıyordu.

   *Kur’an-ı Kerim’de olayın dehşetini şöyle açıklar;”Bizde bunu üzerine Gök kapılarını boşanan sularla açtık.” (KAMER-11)

   * ”Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık;her iki su,takdir edilen bir ölçüye göre birleşti.” (KAMER-12)        (Araştırmacı Yazar Abdullah YAŞİN Cizre kitabı 1983)  

  *Kur’an-ı Kerim Ankebut Suresi’nde;”Kafirler Tufana tutuldular” deniliyordu.

  *Kur’an-ı Kerim’in “Biz göklerin kapılarını açtık ”ta’biri şayanı dikkattir.

    Zira,yağmurların bildiğimiz gibi sicim halinde değil,adeta göklerin kapıları açılmış ve sular def’atan(sağanak) yere ini vermiş gibi bir hal vuku bulmuş olduğunu ifade etmektedir.Yerlerin tamamının kaynak niteliği taşıdığı başka bir cümlede ifade edilmektedir.Bundan anlaşılıyor ki; Kürrei-Arzın(Yeryüzü) merkezindeki Müteşehhip Mayii’nin buharı Kışrı Arzi uçurmuş ve bütün yeryüzü su kesilmiş,hemde sıcak su…

   Bu suların fışkırması yükselerek yağmur halinde toptan yere düşmüş ve dehşetli sıcaklar hüküm sürmüştür.Bu durum kırk gün,Kırk gece devam etmiş.Bu durumda ise bütün Kürre i-Arz(Yeryüzü)su kesilmiş ve tufan tabir olunan bu hadise mevzii(bölgesel)değil,umumi(tüm yeryüzünde)meydana gelmiştir. (Cizre Müftüsü Merhum Mahmut BİLGE 1963 s.14)

   *jeolojik malzemeler bütün dünyayı saran bir tufanı desteklemektedir.İlim Adamlarının tahminine göre arz sathının katmanlarının % 75’den fazlası taş yapılıdır.ABD’de Californiya ve Colorado Platosunda büyük tabakalar mevcut olup en çok bilinen yığılma tabakaları 18 bin metre derinlikle Hindistan’dadır. (TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 DİE ARCHE NUAHİS’DEN S.SENİH-T.ÇELİK BİLEK s:7) 

*Jeologlar Tufanı ispatlar nitelikte ve hemen hemen Dünyanın her yerinde,değişik iklim ve coğrafik bölgelerden taşınmış hayvan ve bitki fosilleri bulmuşlardı.Bütün bu fosiller,Canlıların taşınarak büyük bir sel(TUFAN) neticesinde buralarda fosilleştiğini belgelemişlerdir.

*Kuzey Rocky Dağlarında denizde yaşan hayvanlardan Tirolobit ve yapıları bozulmamış böceklerin fosilleri bulunmuştur. Yapılarını bozulmayışı ve bu canlıların yavaş yavaş değil,aniden öldüklerini belgelemişlerdi.

 

*
     Balık fosilleri,yeryüzü tabakası üzerinde kılçıkları dahi üzerinde  hiç bozulmadan bulunduğu tespit edilmiştir.
(TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 DİE ARCHE NUAHİS’DEN S.SENİH-T.ÇELİK BİLEK s:7)

 

*Büyük bölgelerde Milyarlarca balıktan müteşekkil balık sürüsü fosilleride bulunmuştur.Jeolog H.Miller.Britanya Adalarının büyük bir kesimini kaplayan çok eski devirlerden kalma fosiller hakkında şunları söylemektedir;”Tarihin herhangi bir döneminde korkunç bir afet(TUFAN) 150 km lik bir şeritte balıkların ani ölümüne şahit olmuşlardır.Orkney adalarında ve Cormaty’de aynı manzara görülmüştür.Buradaki balık fosilleri büyük bir ölümün izlerini taşımaktadır.Vücutları kıvrılmış ve eğri şekildedir.Kuyrukları kafalarına kadar kıvrılmıştır.Bu durum kramptan ölen balıklarda rastlanır. (TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 DİE ARCHE NUAHİS’DEN S.SENİH-T.ÇELİK BİLEK s:7) 

*Millerin Tasvir ettiği bölge 51.800 km2 lik alanı kaplamaktadır.Ve Bölgede yok edici bir kuvvet (Hz.Allah (c.c.) ’ in tahribatının izlerini taşımaktadır. (TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 DİE ARCHE NUAHİS’DEN S.SENİH-T.ÇELİK BİLEK s:8)

*Jeolog Harry S. Ladd’da,California Santa Barbara’da 15-20cm uzunluğunda balıkların kapladığı 10km2  lik bir alandan bahs edilmektedir. (TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 DİE ARCHE NUAHİS’DEN S.SENİH-T.ÇELİK BİLEK s:8) 

*Yukarıda ki durum elbette balık fosilleri bataklık olan bu kara parçasına nasıl gelindiğinin cevabı;TUFAN’dır…

 


*Paleontologların,bahsettikleri bir başka yerde ABD Eyaleti olan Wyonming’ dedir.Çok çeşitli balık ve bitki fosilleride burada bulunmuştur.Bölge;iki buçuk metre balıklarla 1,20 m. uzunluğunda Palmiye yaprakları bulunmuştur.Ayrıca;Yengeç,kaplumbağa,timsah,sazan balığı,kuşlar,memeli hayvanlar ve böceklere ait bir çok fosil bulunmuştur.Çeşitli iklim ve bölgelere ait fosil karışımlarının bulunduğu en büyük fosil yataklarındadır. (TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 DİE ARCHE NUAHİS’DEN S.SENİH-T.ÇELİK BİLEK s:8) 

 

*Baltık Denizi (Avrupa’da) Bernstern’de bulunan böceklerde Prehistorik devir dediklerinden daha yenidir ve dünyanın çeşitli bölgelerinden geldikleri anlaşılmıştır. (TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 DİE ARCHE NUAHİS’DEN S.SENİH-T.ÇELİK BİLEK s:8)

* Jeolog Heribert – Nilson,Bazı yapraklardan klorofilin,böceklerde de yumuşak doku kısımlarının ve Pigmentlerin yeni renk maddelerinin korunduğu;Bunun da bu canlıların ani ölümlerinin olduğunu bildirmektedir.

*Aslında bu kısımlar ölümden hemen sonra birkaç gün içinde yok olmaktadır.Buda Tufan’ı Destekleyen Bir delil Olarak değerlendirilmektedir.1851’de Dorchester ‘de kayalar dinamitlenirken etrafa uçan taş parçaları arasında işlenmiş bir KAP bulunmuştur.Üst kısmı gümüş,kakma bir çiçek demeti bulunuyordu.Alt kısmı da ustaca motife edilmiştir.Bu da o dönemde Kavimlerin Metal işçiliğinde ustalıklarını göstermektedir.(TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 DİE ARCHE NUAHİS’DEN S.SENİH-T.ÇELİK BİLEK s:8)  
  
 

*Eğer bir tufan aracılığı ile olmazsa bu gümüş kap oraya nasıl girebilirdi. (NUH ÇALIŞMA GRUBU)

*İngiltere’de 2.5 m. Derinlikteki bir kayanın içinde altın örgü bulunmuştur.

*1889’da İdaho (Afrika)’da bir kuyu açılırken 90 m.derinlikte 1 kadını tasvir eden heykel çıkarılmıştır.(TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 DİE ARCHE NUAHİS’DEN S.SENİH-T.ÇELİK BİLEK s:8)

*Tufan’ın en kuvvetli delillerinden biriside dünyanın en yüksek dağı olan Everest (8.868m) dağında bulunan fosillerdir.Burada çok çeşitli Salyangoz kabukları,Balık yüzgeçleri bulunmuştur.Bu durum diğer zirvelerde de tespit edilmiştir.

*Jeologlar Küçük ve Büyük Ağrı Dağlarında çeşitli deniz hayvanlarının kabuklarını tespit etmişlerdir.Bu bölgede İki göl Tufanın izlerine rastlanmıştır.Van Gölü deniz seviyesinden yüksekliği 1.717 m. Yükseklikte olup %022,4 nisbetinde tuz ihtiva etmektedir.Bu durumda Deniz sularının taştığı TUFAN la gerçekleşmiştir.  (TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 Ahmet ERSÖZ s:9)

*Türkiye İran Arasında bulunan Urmiye Bölgesinde bulunan Uremiye Gölü deniz seviyesinden yüksekliği 1.489 m. Yükseklikte olup belli miktarda tuz ihtiva etmektedir.144 km uzunlukta ve 48 km genişliktedir.Bu gölün hiç mir yeri 6 m.den daha derin değildir.

Taş nispeti de %23’tür.(TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 Ahmet ERSÖZ s:9)

*Yakın tarihimizde  Bütün dünyanın ilgisini çeken bu heykel TUFAN Olmasaydı 90 m. Derinliğe nasıl gömülebilirdi.Elbetteki TUFAN’ı Yeryüzüne yayan Yüce ALLAH(c.c.)’tır. (NUH ÇALIŞMA GRUBU) 

ASTRONOMİK TUFAN DELİLLERİ;

*Adelaid Rasathanesi(gözlem evi) İdarecilerinden George F.Dodwell 1960’larda Prof.Arthur J.Branderburger’e gönderdiği mektubunda 26 yıldır Güneş Yörüngesi üzerinde çalıştığını ve geçmiş delillerde ekliptik ekseninin 23,5’ten bir ara 26,5 çıktığını ve 1850 yıllarındada tekrar 23,5 döndüğünü yazmaktadır.

(TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 DİE ARCHE NUAHİS’DEN S.SENİH-T.ÇELİK BİLEK s:8)

 



*Ayrıca 1970 yıllarında yayınlanan İlim ve Fen Mecmuasında da Tarihin eski devirlerinde bir kutup değişmesi(Kıta kayma teorisi)olduğu yazılmıştır.
(TÜRKİYE ÖĞRETMENLER VAKFI YAYINLARI YAYIN NO:12 DİE ARCHE NUAHİS’DEN S.SENİH-T.ÇELİK BİLEK s:9)

 




ARAŞTIRAN:


SERVET ÜNAL
ARAŞTIRMACI GAZETECİ
CEZİRE GAZETESİ
2006

 





Yorum (2) Yorum yaz!